imranlı tv

imranlitv.wordpress.com

Haber etkinlik yaz …………..

Yazan: admin Mart 16, 2007

imranlı veya ilgili 

 haber yaz  .

 etkinlik bildir .

 youtube video paylaşım öner 

21 Yanıt “Haber etkinlik yaz …………..”

  1. ERHAN ŞEN demiş

    Karahüseyin köyü derneği vasıtasıyla web sitesi açılmıştır. Köylülerimize ve canlara duyurulur.

    sevgiler saygılar

    erhan şen.

    editorun notu: web site adreslerinin görülebilmesi için aynı zamanda büyük mesaj kutusunada yazılması gerekir.
    örn: http://www.karahuseyinkoyu.com

  2. cogi şenliği 08 temmuz 07 de demiş

    imranlider istanbul web sayfasında yer alan haberde
    COGİ ŞENLİĞİ TEMMUZ 2007 DE . sitede yapılan acıklamada

    “Tüm İMRANLI’lı hemşehrilerimize ve ortak dostlarımıza DAVETİMİZDİR.
    Bu sene 6. sıını gerçekleştireceğimiz COGİ BABA Kültür Festivalimiz de Her zamanki gibi, yan yana, omuz omuza,olacağız. Ortak duygu ve heyecanlarımızı paylaşacağız. Ülkemizin ve bölgemizin, aydınlık geleceği ve birliği için Türkülerimizi söylemeye, Semahlarımızı dönmeye devam edeceğiz. 08.07.2007 Pazar günü saat 09.00 18.00 arası İMRANLI COGİ Köyünde buluşalım

  3. imranlı köylerinde mezar ziyaretleri demiş

    TEMMUZ 2006 İmranlı köylerinde geleneksel olarak yapılan mezar ziyaretleri bu yıl temmuz ayının başlarında gerçekleştirildi

    İmranlı köylerinde geleneksel mezar ziyaretlerinde bulunuldu.

    İmranlı ve köylülerinin inanç rituellerinden biri olan köylerindeki mezarlarının ziyareti , ölen akrabaların anılması her sene olduğu gibi bu sene de yörede mezar ayı (mezel ayı) olarak anılan haziran ayının son haftasında gerçekleştirildi.

    Her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen mezar ziyaretleri geleneğinde ; yakın köylerden komşu ve akrabaların da katılımıyla , köylüler kaybettikleri akrabalarını mezarları başında anıyor ve mezarlıkta kuran okunuyor. Her bir köyde farklı günlerde geçekleştirilen mezar ziyaretlerinde aynı zamanda mezarlıkların bakımını da yapıyor. Mezarlık ziyaretinin sonrasında köye geri dönülmesinin ardından köyde o yıl ölenler için taziyeler kabul ediliyor.

  4. imranlı köylerinde mezar ziyaretleri demiş

    http://imranlinet.com/haberler/haber2.jpg

  5. imranlı köylerinde mezar ziyaretleri demiş

    http://imranlinet.com/haberler/haber3.jpg

  6. imranlı köylerinde mezar ziyaretleri demiş

    cogi 2006 resmi
    http://imranlinet.com/haberler/haber3.jpg

  7. CHP'de "Yaş" Sendromu demiş

    Haber Yayın Tarihi: 18 Şubat 2007 Pazar Saat 08:27

    CHP’de “Yaş” Sendromu

    Milletvekili Seçilme Yaşının 25′e İndirilmesi, Seçim “Havasına” Giren Milletvekillerinde “Yaş Endişesine” Neden Oldu. CHP Yönetiminin Gençlere Ağırlık Veren Seçim Stratejisi ve Milletvekili Profilini Gençleştirme Kararı, TBMM Kulislerinde Milletvekillerinin Birbirlerine “Kaç Yaşındasın?” Sorusunu Yöneltmesine Neden Oldu.

    Milletvekili seçilme yaşının 25′e indirilmesi, seçim “havasına” giren milletvekillerinde “yaş endişesine” neden oldu.

    CHP yönetiminin gençlere ağırlık veren seçim stratejisi ve milletvekili profilini gençleştirme kararının ardından, TBMM kulislerinde milletvekilleri birbirlerine “kaç yaşındasın?” sorusunu yöneltmeye başladı.

    ANKA’nın derlediği veriler, 153 milletvekiline sahip CHP’nin yaş profilinin “ileri” olduğunu ortaya koyuyor.

    CHP’de 57-67 yaş arası 63, 47-56 yaş arası 61 milletvekili bulunuyor.

    CHP’de 67-77 yaş arası, 15 milletvekili bulunuyor. Partinin en tepesindeki iki yönetici de bu dilimde yer alıyor. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal 1938 doğumlu (69 yaş), Genel Sekreter Önder Sav ise 1937 doğumlu (70 yaş).

    Partinin en yaşlı ismi ise, emekli diplomat İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ 1924 doğumlu (83 yaş).

    Partinin en genç (39 ve 45 yaş arası) vekil diliminde ise, 13 milletvekili yer alıyor.

    Milletvekilleri, doğum tarihlerine göre şu şekilde sıralanıyor:

    - Doğum yılı 1920-30 arasındakiler:

    Şükrü Elekdağ (İstanbul) 1924

    - Doğum yılı 1930-40 arasındakiler:

    Ali Topuz (İstanbul) 1932

    Hasan Fehmi Güneş (İstanbul) 1934

    Halil Tiryaki (Kırıkkale) 1935

    İnal Batu (Hatay) 1936

    Nurettin Sözen (Sivas) 1937

    Osman Özcan (Antalya) 1937

    Yakup Kepenek (Ankara) 1937

    Önder Sav (Ankara) 1937

    İsmet Atalay (İstanbul) 1937

    Deniz Baykal (Antalya) 1938

    İsmet Çanakçı (Ankara) 1938

    Mehmet Işık (Giresun) 1938

    Halil Akyüz (İstanbul) 1938

    Birgen Keleş (İstanbul) 1939

    Mustafa Özyürek (Mersin) 1939

    -Doğum yılı 1940-50 arasındakiler

    Onur Öymen (İstanbul) 1940

    Ersin Arıoğlu (İstanbul) 1940

    Algan Hacaloğlu (İstanbul) 1940

    Eşref Erdem (Ankara) 1941

    Bayram Meral (Ankara) 1941

    Mustafa Özyurt (Bursa) 1941

    Mehmet Kartal (Van) 1941

    Kemal Anadol (İzmir) 1941

    Mehmet Parlakyiğit (Kahramanmaraş) 1941

    Kazım Türkmen (Ordu) 1942

    İlyas Sezai Önder (Samsun) 1942

    Mehmet Ali Arıkan (Eskişehir) 1943

    Cevdet Selvi (Eskişehir) 1943

    Oya Araslı (Ankara) 1943

    Fikret Ünlü (Karaman) 1943

    Enis Tütüncü (Tekirdağ) 1943

    Abdulkadir Ateş (Gaziantep) 1944

    Gürol Ergin (Muğla) 1944

    İsmail Değerli (Ankara) 1945

    Feridun Baloğlu (Antalya) 1945

    Ali Dinçer (Bursa) 1945

    Mustafa Gazalcı (Denizli) 1945

    Mevlüt Coşkuner (Isparta) 1945

    İdris Sami Tandoğdu (Ordu) 1945

    Ahmet Yılmazkaya (Gaziantep) 1946

    Osman Kaptan (Antalya) 1946

    Ensar Öğüt (Ardahan) 1946

    Ali Rıza Bodur (İzmir) 1946

    Hasan Tanla (İstanbul) 1946

    Hakkı Ülkü (İzmir) 1946

    Salih Gün (Kocaeli) 1946

    Erdoğan Yetenç (Manisa) 1946

    Necati Uzdil (Osmaniye) 1946

    Hasan Güyüldar (Tunceli) 1946

    Mehmet Semerci (Aydın) 1947

    Atilla Emek (Antalya) 1947

    Ali Rıza Gülçiçek (İstanbul) 1947

    Mehmet Ali Özpolat (İstanbul) 1947

    Bülent Baratalı (İzmir) 1947

    Oğuz Oyan (İzmir) 1947

    Muharrem Toprak (İzmir) 1947

    Vahit Çekmez (Mersin) 1947

    Mehmet Şerif Ertuğrul (Muş) 1947

    Orhan Diren (Tokat) 1947

    Osman Coşkunoğlu (Uşak) 1947

    Kemal Kılıçdaroğlu (İstanbul) 1948

    Sedat Pekel (Balıkesir) 1948

    Mehmet Vedat Yücesan (Eskişehir) 1948

    Uğur Aksöz (Adana) 1948

    Mahmut Yıldız (Şanlıurfa) 1948

    Mustafa Yılmaz (Gaziantep) 1949

    Fuat Çay (Hatay) 1949

    Sefa Sirmen (Kocaeli) 1949

    Mehmet Yıldırım (Kastamonu) 1949

    Halil Ünlütepe (Afyon) 1949

    Canan Arıtman (İzmir) 1950

    Ahmet Sırrı Özbek (İstanbul) 1950

    Ahmet Ersin (İzmir) 1950

    Ali Cumhur Yaka (Muğla) 1950

    Nevin Gaye Erbatur (Adana) 1950

    Emin Koç (Yozgat) 1950

    Esat Canan (Hakkari) 1950

    Tuncay Ercenk (Antalya) 1950

    -Doğum yılı 1951-60 arasındakiler:

    Mehmet Ziya Yergök (Adana) 1951

    Abdulaziz Yazar (Hatay) 1951

    Yücel Artantaş (Iğdır) 1951

    Orhan Sür (Balıkesir) 1951

    Mehmet Uğur Neşşar (Denizli) 1951

    Sinan Yerlikaya (Tunceli) 1951

    Ali Oksal (Mersin) 1951

    Mesut Özakcan (Aydın) 1952

    Feridun Ayvazoğlu (Çorum) 1952

    Nejat Gencan (Edirne) 1952

    Türkan Miçooğulları (İzmir) 1952

    Şevket Arz (Trabzon) 1952

    Mehmet Nuri Saygun (Tekirdağ) 1952

    Mevlüt Aslanoğlu (Malatya) 1952

    Muharrem Kılıç (Malatya) 1952

    Nuri Çilingir (Manisa) 1952

    İsmail Özay (Çanakkale) 1953

    Yılmaz Ateş (Ankara) 1953

    Mehmet Tomanbay (Ankara) 1953

    Abdurrezzak Erten (İzmir) 1953

    Mehmet Akif Hamzaçebi (Trabzon) 1953

    Hasan Ören (Manisa) 1953

    İzzet Çetin (Kocaeli) 1953

    Mehmet Sevigen (İstanbul) 1954

    Atilla Kart (Konya) 1954

    Erdal Karademir (İzmir) 1954

    Erdoğan Kaplan (Tekirdağ) 1954

    Şefik Zengin (Muş) 1954

    Mehmet Vedat Melik (Şanlıurfa) 1954

    Haluk Koç (Samsun) 1954

    Orhan Eraslan (Niğde) 1954

    Vezir Akdemir (İzmir) 1954

    Kemal Sağ (Adana) 1955

    Kemal Demirel (Bursa) 1955

    Haşim Oral (Denizli) 1955

    Ali Arslan (Muğla) 1955

    Mahmut Duyan (Mardin) 1955

    Nadir Saraç (Zonguldak) 1956

    Hasan Aydın (İstanbul) 1956

    Ali Kemal Kumkumoğlu (İstanbul) 1956

    Zekeriya Akıncı (Ankara) 1957

    Ayşe Gülsün Bilgehan (Ankara) 1957

    Mehmet Boztaş (Aydın) 1957

    Gökhan Durgun (Hatay) 1957

    Rasim Çakır (Edirne) 1957

    Erol Tınastepe (Erzincan) 1957

    Sıdıka Sarıbekir (İstanbul) 1957

    Berhan Şimşek (İstanbul) 1957

    Enver Öktem (İzmir) 1957

    Sedat Uzunbay (İzmir) 1957

    Kerim Özkan (Burdur) 1958

    Ahmet Küçük (Çanakkale) 1958

    Ali Kemal Deveciler (Balıkesir) 1958

    Güldal Okuducu (İstanbul) 1958

    Tacidar Seyhan (Adana) 1959

    Hüseyin Ekmekçioğlu (Antalya) 1959

    Mesut Değer (Diyarbakır) 1959

    Nail Kamacı (Antalya) 1959

    Ufuk Özkan (Manisa) 1960

    Mehmet Siyam Kesimoğlu (Kırklareli) 1960

    Mehmet Küçükaşık (Bursa) 1960

    -Doğum yılı 1962-68 arasındakiler:

    Yılmaz Kaya (İzmir) 1962

    Yavuz Altınorak (Kırklareli) 1962

    Yüksel Çorbacıoğlu (Artvin) 1962

    Harun Akın (Zonguldak) 1963

    Engin Altay (Sinop) 1963

    Muharrem İnce (Yalova) 1964

    Zeynep Damla Gürel (İstanbul) 1964

    Feramüz Şahin (Tokat) 1964

    Hüseyin Bayındır (Kırşehir) 1965

    Yaşar Tüzün (Bilecik) 1966

    Bihlun Tamaylıgil (İstanbul) 1966

    Fahrettin Üstün (Muğla) 1966

    Özlem Çerçioğlu (Aydın) 1968. (ANKA) (Ankara Haber Ajansı) 18.02.2007 08:27

    kaynak: http://www.haberler.com

  8. 'Biz Aleviler ne kadarız demiş

    ‘Biz Aleviler’, ne kadarız?
    03-04-07

    YAZAR: HASAN ALI ERDEM

    Ekim 2006′da yapılan ve Milliyet gazetesinde yayımlanan KONDA araştırmasına göre yüzde doksan dokuzunun müslüman olduğu kabul edilen 73 milyonluk Türkiye’nin yüzde 82’si Sünni-Hanefi, yüzde 5.73′ü, yani 4 milyon 587 bini Alevi-Şii’dir.

    Yine bu araştırmaya göre, Alevilerin üçte biri İstanbul’da yaşamakta, geri kalanı ise Ortadoğu Anadolu (Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Bitlis, Hakkari, Muş, Van) ve Akadeniz bölgesinde bulunmaktadır.

    KONDA’nın sahibi olan Tarhan Erdem, CNN Türk’de Taha Akyol’a konuk olduğunda “ben Aleviyim” diyenleri Alevi kabul ettiklerini belirtmiş, başkaca bir soru sormaya gerek duymadığını söylemiştir. Ancak, TESEV’in Ali Çarkoğlu ve Binnaz Toprak’a yaptırttığı Kasım 2006 tarihli çalışmada “…Açıktır ki, Türkiye’de Alevi vatandaşların kimliklerini toplum içerisinde rahatca dile getirmeleri çok sık rastlanır bir durum değildir. Bu nedenle,

    değişik araştırmalarda bu konuda farklı soru sorma yöntemleri geliştirilmeye çalışılmış, bu denemelerin ayrıntıları yayınlamıştı” denilerek konunun ne kadar hassas olduğuna dikkat çekilmiştir.

    Bu araştırmanın yayımlamasından sonra NTV ve CNN Türk’de yapılan açık oturuma katılanların arasında Alevilere yer verilmemiştir. Alevi konusu Sünnilerce şen şakrak bir şekilde tartışılmış, KOÇ Üniversitesi’nden bir akedemisyen “bu kadar cehalet ancak okumakla mümkün olur” deyişini doğrularcasına Alevilikte “takiyenin” yaygın olduğundan dem vurmuştur.

    CNN Türk’teki programında, TESEV’in yukarıda anılan raporuna değinen Taha Akyol, araştırmacıların farklı soru teknikleriyle bulduğu orana göre Alevilerin toplam nüfusun yüzde 11.4′ünü oluşturduğunu ekleme gereği duyar.

    Türkiye’de yaşayan Alevilerin sayısının ne olduğu veya ne olmadığını irdelemeye geçmeden önce araştırmayı “Alevilerin nüfusu 5 milyon” ile manşetten veren Milliyet gazetesi’nde son bir ayda kapaktan verilen haber ve yorumlara bir bakalım ve bunu milliyetçi basında yer alan bir makaleyi, Yeniçağ’da yazan Özcan Yeniçeri’nin 28.3.2007 tarihli yazısından bazı bölümleri buraya taşıyarak gösterelim.

    “Milliyet Gazetesi, özel bir misyon üstlendiğini attığı manşetlerle kanıtlamıştır. Bu gazete, ABD’li yetkililerin Türkiye’deki “milliyetçilik” karşıtı söylemlerini sürekli manşetlere çekerek bilinen merkezlerin adeta sözcülüğünü yapmaktadır.

    Türk milliyetçiliğinin azı dişlerinin sökülmesi, bu mümkün olmazsa törpülenmesi, Amerikan çıkarlarına karşıt duruşları önemli ölçüde zayıflatacaktır. ABD’nin etkin ve yetkili zevatı, bu nedenle Türkiye’de yükselen milliyetçiliği hem hedef hem de sorun yaparlar. ABD çıkarı karşıtı olan günahkâr, ezilmelidir. Bu söylemleri de Milliyet Gazetesi belirli periyotlarla sık sık manşete taşımaktadır.

    Bir gün ABD’ci Genomculara atfen “Türkiye’de Türk genlilerin az olduğu” bu gazetede yer buluyor. Bir başka gün, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Fried’in, “Milliyetçilik gurursuzluktur” biçimindeki sözlerine yer veriliyor. Bir başka zaman diliminde de Salman Rushdie’nin “milliyetçilik ötekine bakmayı bilmeyenleri cezbediyor” gibi oportünist bir sözü milliyetçilik aleyhtarı her söz gibi manşete çekiliyor. Son haberlerinden birisinde de bu gazete, milliyetçilikle ilgili ABD’li yetkililerden birisinin “Türkiye’deki kavgacı milliyetçilikten endişeliyiz” sözlerine yer vermiştir.

    Bu gazete, bir yandan milliyetçilik karşıtı ne kadar zat ve zevat varsa onların sözlerine büyük yer verirken, diğer yandan da “milliyetçilik yükseliyor” aman dikkat başlıkları atıyor. Milliyet Gazetesi adeta tarihi misyonunu tamamlamak için milliyetçilik aleyhtarı gayretlerini etnik, mezhep ve cinsiyete dayalı bölücü anketler yayınlayarak zenginleştirmektedir.

    Bu bağlamda Konda’ya bir araştırma yaptıran gazete, 48 bin kişiyle yüzyüze görüşülerek yapıldığı söylenen bu ankette “etnik olarak Türk, Kürt, Laz, Arap” ve diğer nüfus oranlarını çıkartmıştır! Her türden tartışmaya açık bu manipülatif anketlerle ülkenin etnik, mezhep, cinsiyet ve azınlık haritasının çıkarılması, herhalde Türkiye’deki barışa, istikrara ve kardeşliğe hizmet etmeyecektir.

    Milliyetçiliği ırkçılıkla özdeşleştirerek, ne kadar kötü olduğunu her fırsatta gündeme getiren bir gazetenin etnisite, mezhep, ırk ve farklılığı kutsaması çok manidardır. Milliyet Gazetesi “Farklıyım / farklısın / farklı / farklıyız / farklısınız /farklılar” diye fiilin şimdiki zaman halini halka çektirmeye çalışıyor.

    Milliyetçiliğin önüne vahşi, hoyrat, ırkçı, etnik vb. sıfatları koyarak onu kötülüyor, aşağılıyor ve kendi mantığı içinde sözüm ona mahkûm ediyor. Bunu ABD’li yetkililerin, AB’li etkililerin endişeleriyle birlikte dile getirdikçe, Türkiye’deki milliyetçilerden doğal olarak tepki görüyor. Bu durumu da malum gazete milliyetçiliğin yükselmesi olarak pazarlıyor.

    Milliyetin milliyetçilik aleyhtarı söylemlerini, Türkiye’de şu kadar Kürt var iddialarını ya da şu kadar Alevi var yaklaşımlarını masum bir gazetecilik olayı olarak görmek mümkün değildir. Etnikçilik, mezhepçilik ve çeşitli türden bölücü konuşmaları canlı tutmak amacıyla birilerinin aralarında işbirliği yaptığı açıktır. Durum dikkatle izlenmeye değer!”

    Yeniçağ gazetesinin Milliyet ile hesaplaşmasını akılda tutarak kendi konumuza dönelim ve sorumuzu soralım.

    Biz Aleviler ne kadarız?

    Başvurulacak iki kaynak var. Sünni Müslüman olan iki kişi; birincisi, Lozan heyetinde yer alan, Atatürk ile ters düşünce vatanı terk eden Dr. Rıza Nur [1] diğeri hayatının önemli bir kısmını Anadolu’daki Alevi toplumu araştırmaya vakfeden Dağıstan kökenli Baha Said Bey.

    Irkçılığa varan ölçüde milliyetçi olduğu iddia edilen Dr.Rıza Nur, Lozan Barış Görüşmeleri sırasında azınlıklar konusunda yaşanan olayları ve tavrını aşağıdaki ifadeyle açıklar.

    “Frenkler bizde ekalliyet(azınlık) diye üç nevi biliyorlar: Irkça ekalliyet, dilce ekalliyet, dince ekalliyet. Bu bizim için gayet vahim bir şey, büyük bir tehlike Aleyhimize olunca şu adamlar ne derin ne iyi düşünüyorlar. Irk tabiri ile Çerkez, Abaza, Boşnak ve Kürt ilh… yi Rum ve Ermeni’nin yanına koyacaklar. Dil tabiri ile Müslüman olup başka dil konuşanları ekalliyet yapacaklar. Din tabiri ile halis Türk olan iki milyon Kızılbaş’ı da ekalliyet yapacaklar. Yani bizi hallaç pamuğu gibi atacaklar. Bu taksimi işittiğim zaman tüylerim ürperdi. Kıllarım sanki birer kazık oldu. Bileklerimi sıvadım. Bütün kuvvetimi bu tabirleri kaldırmaya verdim. Pek uğraştım. Pek müşkülat ile fakat kaldırdım.

    Bunun dersi: Vatanımızda başka ırkta, başka dilde, başka dinde adam bırakmamak en esaslı, en adil, en hayati iştir”

    Lozan görüşmelerinin başladığı 1922 yılına ait bir rakam bulunmamaktadır. Bu da doğaldır, çünkü 1915-1922 arası savaş dönemidir. 1913′de pik yaparak 15 milyon 821′e yükselen bugünkü sınırlarımız dahilindeki nüfus, 1912-1922 arasındaki 485.573′lük göçmen akımına rağmen birinci dünya savaşı ile beraberindeki olaylar nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar 2 milyon 728 bin azalıp 1923 itibariyle 13 milyondur.

    Osmanlı’daki Alevi(Kızılbaş-Bektaşi) nüfusu öğrenmek için yapılacak ilk basit hesap Dr. Rıza Nur’un ifadesinden yola çıkılarak yapılabilir. Nereden alındığı belirtilmeyen ve “halis Türk” olduğu ifade edilen rakam yalnızca Kızılbaş Türklere ait olup Alevi olan Zaza, Kürt ve Nusayrileri kapsamamaktadır. Balkanlar’dan 1923′e kadar gelen ve çoğunluğunu Sünni kabul edebileceğimiz göçmenleri toplama dahil ettiğimizde Türk Alevi nüfusun 1923′ de toplama oranı % 15.4 çıkmaktadır. Zaza ve Kürt ile Mersin ve Adana’daki Nusayrilerin tamamını kabaca beşyüz bin kabul ederek hesaba dahil ettiğimizde bu oran % 19.2 olmaktadır ki, Türkiye’deki diğer gruplarla aynı oranda arttığını varsaydığımız Alevi nüfus en kötü ihtimalle 2007′de 14 milyona ulaşır.

    Baha Said Bey’in [2] çalışmaları Doç.Dr. İsmail Görkem tarafından derlenir ve ikinci baskısı Kitapevi tarafından Mayıs 2006′da yapılır. Aşağıdaki alıntılar Türkiye’de Alevi-Bektaşi, Ahi ve Nusayri Zümreleri adlı kitapdandır.

    “..Anadolu Türklerinin laekal (en azından) üçte birini toplayan “Bektaşi-Kızılbaş” zümresi cemiyet hayatındaki salabet (peklik), tesanüd (dayanışma) ve teavün (yardımlaşma) gibi kudretli kabiliyeti ile mümtaz bir hayat gösterebilmişler ve onun içindir ki, hükümetin en şedid(şiddetli) icratı önünde asırlarca boyun bükmemiştir. “Mezahib-i Hürre” içinde en asri bir ‘sosyal’ hayatı yaşayan bu Türk kitleleri için irfan ve medeniyetin hiçbir şekl-i mahdudu yoktur. Milli varlığıyla yaşamış ve dini, milli hayat ve zihniyette anlamış olduğu için de ‘mefkurecilik (ülkü)’ istidatları en selim (doğru, dürüst) bir hassaya(özellik) maliktir. İçtimai (toplumsal) tekamülün Türkiye’de en seri mükafatını verecek yegane ocak bunlar olduğu halde bu muhitin liyakat-ı fikriyesi mateessüf tedkike özenilmemiştir”s.106

    “…Çünkü en azından Anadolu’da yaşayan üç milyonluk bir kütle ‘atam gök, anam yer’ idealine bağlıdır. Yalnız bir fark ile ki, bu imanın eski şekli yerine İslami şekli geçmiş ve böylece ‘ortaklığa ait’ bir ‘toplumsallık’ teşekkül etmiştir…”s.121

    “Türkiye’nin üç şerefli minarelerinin yükselttiği kurşun kubbelerden, kırmızı teneke çatılı köy mescitlerine kadar bütün bu resmi kıblelere yüz çeviren bir sınıf Kabe ehli var ki memleket Türkü’nün üçte birini doldururdu. Bunların biz, topuna birden Kızılbaş der, geçeriz…”s.129

    Bilgisine başvurduğumuz Baha Said Bey’in Doç.Dr.İsmail Görkem tarafından derlenip kitaplaştırılan araştırmalarının iki yerinde Anadolu’daki Kızılbaş-Bektaşi nüfusundan oran, bir yerinde de sayı olarak bahsedilmektedir. Baha Said Bey’e göre, Kızılbaş-Bektaşi nüfus toplam nüfusun üçte biridir. Saha araştırması yaptığı bölgelerdeki Alevi köylerin sayısını çıkarıp çıkarsama yapan Baha Said Bey, araştırmasının bir yerinde Kaz Dağı’ndan Antalya’ya uzanan bölgedeki Tahtacıların 250.000′e yakın nüfusu olduğunu belirtirken, Karesi(Balıkesir) Sancağı’nda 27 Çepni köyü ile bir miktar da Göçer Evli olduğunu belirtir. Manisa, Saruhan ve Bursa’daki Çepni(Çetmi), Tat ve Karakeçili aşiretinin yarısı eklendiğinde Antep Ocağına bağlı Çepni Süreği’nin nüfusu 130 bine varmaktadır.

    Baha Said Bey’in araştırmalarından iki kez belirttiği “üçte bir” oranını veri olarak aldığımızda, Anadolu’daki Kızılbaş-Bektaşi nüfusun 1916-1917 ‘de beş milyon olması gerekmektedir. Bir kez belirttiği “üç milyon” rakamını esas alırsak % 23′lük bir orana varırız. İttihat Terakki merkez komite üyesi olan Baha Said Bey, Dağıstanlı Sünni Türk’tür. Kızılbaş-Bektaşi olduğu için Anadolu’daki Alevi nüfusu çok göstermektedir, savı ileri sürülemez. Ancak, yazdıklarından ve kullandığı üsluptan yola çıkarak onlara sempati duyduğu söylenebilir.

    “Osmanlıların Anadolu’da kökleşmesiyle ‘milli bir mezhep’de doğmuştu. Bu da Bektaşilik! Buna ihtiyaç da vardı, çünkü, Mesnevi’nin ‘Parsi taklidi’ ile ‘ney ve cemaatinden’ Selçuk Türkleri denilen Oğuz Türkleri hiç bir şey anlamıyordu.”s.122.

    “Mesela Kargın, Avşar, Tahtacı, Çepni Alevileri nüfus bakımından kesif bir cemiyet meydana getirdikleri halde, genellikle ‘Ortodoks’ Rumların Türkleştirilmiş zümreleri diye kabul edilirdi. Dersim(Tunceli), Kığı(Bingöl), Tercan(Erzincan), Bayburt, Iğdır vb. Alevileri de, Ermeni nüfus kayıtlarında birer ilave olarak yer alırdı.Özellikle de Protestan misyoner istatistikleri, Mütarekeden sonra bunları neşrediyordu…”s.153

    Baha Said Bey’in araştırmasında verilen bilgi bir yerde Dr.Rıza Nur’un şikayetiyle çakışmaktadır. Türkleşmiş “Ortodoks Rum” zümreden sayılan Kargın, Avşar, Tahtacı, Çepni Alevileri ile Ermeni nüfus kayıtlarında birer ilave olarak yer alan Dersim (Tunceli), Kığı (Bingöl), Tercan (Erzincan), Bayburt, Iğdır vb. Alevileri, ekalliyetten sayılmak istenen iki milyon Kızılbaş Türk olabilir mi? Olabilir. Şöyle ki; Baha Said Anadolu’da yapmış olduğu araştırma sonuçlarını 1916 ve 1917′de, İstanbul’da Türkocağı ile Milli Türk Talebe Cemiyeti’nde katılımcılara anlatır ve sonra da yayınlamaya başlar, ancak devamı gelmez. Nedenini kitaptan, Dr.İsmail Görkem’den öğrenelim.

    “Baha Said Bey, bu çalışmalar başlamasına, Anadolu’da yaşayan Alevi-Bektaşi zümrelerinin Protestan misyonelerlerinin hazırladıkları nüfus istatiklerinde ve Merzifon Koleji’nin gizili Pontus Belegelerinde “Hristiyan dönmesi” unsurlar olarak gösterilmesinin sebep olduğunu belirtmektedir. O, bu sebepler yüzünden, böylesi bölücü fikirlere karşı koymak maksadıyla 1917 yılında neşriyata başlar. Fakat, “müzayedeci bir mecmua”nın “muhtemelen Saray’ın arzusuyla” bu harekete, “yıkılan Türk Ocağı’nın dinsiz çocukları şimdi de Kızılbaşlık propagandası yapıyor” şekilinde acı bir karşılık verdiğini ve bu tartışma neticesinde ise, Sansür Heyeti’nin yazılarının neşrini engellediğini üzülerek belirtmektedir.”

    “Ben Aleviyim” diyenleri Alevi kabul edip gerisini dışlayan, başta İstanbul olmak üzere Ortadoğu Anadolu (Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Bitlis, Hakkari, Muş, Van) ve Akadeniz’i Alevilerin yoğun yaşadığı bölgeler kabul edip gerisini görmezlikten gelen KONDA-Milliyet işbirliği Yeniçağ yazarını haklı çıkaracak niteliktedir. Şöyle ki;

    • 12 Eylül’e giden süreçte katliamlara maruz kalan Sivas, Malatya, Kahraman Maraş ve Çorum Alevi toplumunun yoğun yaşadığı yerler olup bu şehirlerde yalnızca Alevilerin yaşadığı mahalleler bulunmaktadır.

    • Bu iller çevresi ile uzantısındaki Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale, Yozgat, Tokat, Amasya, Erzincan, Erzurum, Kars ve Ardahan Alevi yoğun bölgelerdir.

    • Nüfusun tamamına yakınının Alevi olduğu Ankara’nın Mamak ilçesine bağlı Tuzluçayır ve Natoyolu’ mahallerinde sol partilere verilen 80 bin oy bulunmaktadır.

    • Arap Alevilerin (Nusayri) nüfusunun yayıldığı Mersin (12),Adana (14) ve Hatay (10) TBMM’ye 36 milletvekili göndermektedir.

    • Balıkesir, Çanakkale, Bursa, Aydın, Manisa, İzmir yoğun Alevi bölgeleridir.

    • Almanya’da yaşayan Türk nüfusunun çoğunluğu Alevidir.

    • Bitlis, Hakkari ve Van Alevi bölgesi değildir. Tatvan, Mutki ve Sason’da Sünni Zazalar yaşamaktadır.

    KONDA-Milliyet işbirliğinde; Alevi nüfusun az, Sünni Kürt nüfusun çok gösterilmesi, Şii’liğin Aleviliğe eklemlenmesi, Zazaların Kürtlere dahil edilemesi ve batıda yaşayan Kürtlerin daha az oranda DTP’ye oy verdiğinin belirtilmesinin yegane amacı, anketin yayınlanmasından sonra 21 Mart 2007 tarihli Milliyet’teki Taha Akyol’un yazısında belirtilen “…Hatta Osmanlı-İran çatışması yüzünden, devlet Alevi Türkmenlere karşı Sünni Kürtleri tercih etmişti.”yle ifade olunanın 21. Yüzyıla taşınmasıdır. Kendisini liberal gören bir gazete ile CHP’de genel sekreterlik yapan eski politikacının ağzından söylenen şudur;

    “Hey Aleviler, haddiniz bilin!”

    “Hey Kürtler, siz de biz de Sünniyiz. Bu devlet Sünnidir, Kürt Milliyetçiği yapıp devletin elimizden gitmesine sebep olmayın!”

    Notlar

    [1] A. Dr.Rıza Nur: Mustafa Kemal ile arası açılan Dr.Rıza Nur, milletvekili olduğu halde 1926 yılında Franasa’ya gitti ve Paris’e yerleşti. Daha sonra oradan Mısır’a geçti. İskenderiye’de bu kez 12 yıl süren bir gurbet dönemi yaşadı. Bu arada “Türkbilik Revüsü” adlı yıllık bir Türkoloji dergisini yayınladı. Leiden’de toplanan Şarkiyatçılar Kongresinde Reşit Saffet’le birlikte Türkiye’yi temsil etti. Öğrenciliğinden beri hayranı olduğu Namık Kemal üzerine 720 sayfalık bir inceleme yazdı.1938′de yılında, Atatürk öldükten sonra Türkiye’ye dönen Dr.Rıza Nur, vefat edene kadar İstanbul, Taksim’de kiraladığı 3 odalı bir apartman dairesinde yaşamıştır. Burası aynı zamanda Tanrıdağ Dergisi’nin de idarehanesi olmuştur. Dr. Rıza Nur İstanbul’da 8 Eylül 1942′de öldü.

    Anılarında Mustafa Kemal Atatürk’e ve İsmet İnönü’ye küfüre varan ithamlarda bulunmuştur. İnönü’ye karşı Kürt, Renda’ya Arnavut, Orbay’a karşı Kafkasya kökeni hareket noktasına dayalı hakaret, ima ve dokundurmalar gütmüş tarzda bir milliyetçidir. Ancak, zekası, gözlem gücü, üretkenliği ve fikirleri, Doktor Rıza Nur’u, polemik ve ideolojik yönleri ihtiyatla okunmak ve sorumlu tarihçilerin rehberliğinden yararlanmak şartıyla önemli bir kaynak haline getirmektedir.[Kaynak Wikipedia]

    [2] B. Baha Said Bey: Aslen Kafkasya’dan Anadolu’ya göçmüş Dağıstanlı bir Türk ailesinin evladı olan Baha Said Bey, 1882′de Biga’da doğmuştur. Harp Okulu’ndan mezun olduktan sonra, Harp Akademesi’ne girmiş ve burayı da 1906′da bitirerek kurmay yüzbaşı rütbesiyle ordu saflarına katılmıştır. Fakat, kısa bir müddet sonra, disipline uymayan haşarı tabiatı sebebiyle ordudan emekli edilmiştir. 1910′lu yıllarda İttihad ve Terakki’nin Türkiye’deki esnaf teşkilatlarını, benimsemiş olduğu “milletleşme süreciyle uyumlu kılmak maksadıyla” Anadolu’da bazı araştırmalar yaptırdığı bilinmektedir. Bunlardan en önemlisi, ŞTF merkez komite üyesi Baha Said’i Ankara ve Kırşehir’e gönderip, varlığını o yıllarda devam ettiren esnaf teşkilatlarını “katılımlı gözlem” ve “mülakat” teknikleriyle incelettirmiş olmasıdır. 1916 yılında, Sadrazam olan Talat Paşa, ŞTF’nin ideoloğu Ziya Gökalp’ın tavsiyesiyle Baha Said’i Anadolu’daki Alevi-Bektaşi zümrelerini incelemek üzere görevlendirir. Karakol Cemiyeti’nin ,üç kurucu üyesinden bir olan Baha Said’in gönderdiği raporlarla Anadolu’nun iç yüzü daha iyi öğrenilmiş olacaktır. Baha Said, Anadolu’da yapmış olduğu gezilerden elde ettiği neticeleri 1916 ve 1917 yıllarında İstanbul’da Türk Ocağı ile MTTC’de, o devrin aydınlarına vermiş olduğu seri konferanlarda anlatacaktır. 57 yıllık ömrünün yaklaşık 25 senesini Anadolu’daki Alevi-Bektaşi, Ahi ve Nusayri zümrelerini araştırmakla geçirmiştir. Baha said Bey, bu çalışmalara başlamasına, Anadolu’da yaşayan Alevi-Bektaşi zümrelerinin Protestan misyonerlerinin hazırladıkları nüfus istatistiklerinde ve Merzifon Koleji’nin gizli Pontus belegelerinde “Hristiyan dönmesi” unsurlar olarak gösterilmesinin sebep olduğunu belirtmektedir.

    Kaynak:www.aleviyol.com

  9. ÜTAY DİNLETİLERİ ÜTOPYALAR ÜLKESİNİN ATEŞ HIRSIZI demiş

    ÜTAY DİNLETİLERİ ÜTOPYALAR ÜLKESİNİN ATEŞ HIRSIZI

    13 Nisan 2007 tarihinde İ.T.Ü Maçka Mustafa Kemal Amfisi´nde yapılacak. Her yıl olduğu gibi bu yılda Utay Dinletileri ile Hasret Gültekin anılıyor ve 1 Mayıs olan yaşgünü kutlanıyor…. Hasret Gültekini seven dostları tarafından her yıl gelenekselleştirilen Utay Dinletileri bu yıl 13 Nisan 2007 tarihinde İ.T.Ü Maçka Mustafa Kemal Amfisinde yapılacak. Her yıl olduğu gibi bu yılda Utay Dinletileri ile Hasret Gültekin anılıyor ve 1 Mayıs olan yaşgünü kutlanıyor…. Progrem: Dertli Divani Erdal Bayrakoğlu Edal Erzincan Güler Gültekin Mazlum Çimen Moğollar Ulaş Özdemir Yeter Gültekin İletişim telefonları: 0212 617 21 28 0216 441 3892 http://www.resimkaydet.com/001/images2/1175371449.jpg http://www.youtube.com/watch?v=MIba-LKy1ts

  10. sol milliyetçilik tanımlamasına uyan ALEVİYOL kaynaklı araştırmaya fettullah gülen ve bir kaç şeriatçı isimleri daha yazarak ekmeklerine yağ sürmeyi başarmak üzeresiniz..

    tarihin her döneminde yakılıp yok edilmeye çalışılan bir inancın temellerini (BİR YERLERE YAMAYARAK BAŞARABİLMEK)sadece kendini kandırmaktır…

    kaç kişi olmak çokta zorunlu bir sorun değil ..sorun oyuna gelip kafatasçı olmaktır…
    biz aleviler sayılarımızın azlığına hayıflanıp çokluğuna sevineceğimize ..
    ASİMİLASYONA DİRENMELİYİZ..BİZDEN ENTEGRE OLMAMIZI İSTİYORLAR
    ENTEGRASYON NEDİR…
    Bütünleştirme, bütünleşme, birleşme anlamlarına gelen “integration” (entegrasyon)

    YANİ bütünleşmeliyiz…
    YANİ KİMİNLE…
    YANİ UYUMLU HALE GETİRMELERİ GEREKİYOR..
    YANİ ABANT TOPLANTILARI BU YÜZDEN ..
    YANİ TARİHİN AÇTIĞI YARALARA TUZ BASIYORLAR..
    YANİ İLAÇ OLMUYORLAR..
    YANİ BİZLER BU OYUNLARA GELİRSEK ..UYUMLU..HER SÖZÜ DİNLEYEN USLU ÇOCUKLAR OLACAGIZ..

    YANİ BİZDEN BİZİ İSTİYORLAR ..

  11. CHP'nin B Planı hazır demiş

    CHP’nin ”B Planı” hazır
    Cumhurbaşkanı adayını Dışişleri Bakanı Abdullah Gül olarak belirleyen ve CHP dışındaki milletvekilleriyle yaptığı görüşmelerden gelen olumlu mesajlar nedeniyle “ilk oturumda 367 milletvekili bulunması” şartını “şimdilik” sağlamış görünen AKP’yi, CHP “B planı” ile vuracak.
    ANKA’nın edindiği bilgiye göre, Cumhurbaşkanlığı seçimini, ilk oturumda 367 milletvekili bulunmazsa Anayasa Mahkemesi’ne götürmeye hazırlanan CHP, AKP’nin bu sayıya ulaşması durumunda ise, ikinci dosya ile yüksek mahkemeye başvuracak. CHP’nin “sürpriz” ikinci dosyasında, seçimde, Anayasa’nın “cumhurbaşkanı nitelikleri ve tarafsızlığını” düzenleyen 101. madde ile “and içmesi” başlıklı 103. maddenin ihlal edildiği gerekçesi yer alacak.

    • Gül 14 vekilin desteğini arıyor. İşte son durum…

    BİRİNCİ “AYAK”: YASİN EL KADI SÜRECİ

    İkinci dosyanın temel ayaklarından birisini, Yasin El Kadı’nın mal varlığının dondurulmasına ilişkin yargı sürecinde “Dışişleri Bakanlığı’nın tutumu” oluşturacak.
    Bakanlar Kurulu, Birleşmiş Milletler’in (BM) terör örgütlerine finans sağlayan kişi ve kuruluşların Türkiye’de bulunan mal varlıklarının dondurulması kararını uygulamaya sokmuş, bu karardan Yasin El Kadı da etkilenmişti. Yasin El Kadı, Bakanlar Kurulu kararının kendisine ilişkin kısmının iptali istemiyle Danıştay’da dava açmış, Danıştay 10. Dairesi, Yasin El Kadı’yı haklı bulmuştu. Davalı Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı, Danıştay 10. Dairesi’nin bu kararını temyiz etmiş, daha sonra ise, temyizden vazgeçmişti. Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu daha sonra temyiz işlemini başlatmış, Danıştay 10. Daire’nin Yasin El Kadı lehine kararını esastan bozmuştu.

    İKİNCİ “HALKA” KAYIP TRİLYON DAVASI

    Sürpriz dosyanın ikinci halkasını, Kayıp Trilyon Davası kapsamında Gül hakkındaki “sahtecilik” suçlaması oluşturacak.
    CHP, kamuoyuna Gül’ün bu davadan beraat ettiği izleniminin yansıtıldığını ancak bunun doğru olmadığını, Gül hakkındaki davanın reddedildiğine dikkat çekiyor. CHP, 1924 Anayasası’nda cumhurbaşkanı sorumsuzluğunun milletvekili dokunulmazlığını da kapsadığını ancak 1961 ve 1982 Anayasalarında bu hükmün bulunmadığına dikkat çekerek, Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “sahtecilikten dolayı yargılanabileceği” görüşünü savunuyor. Mahkemenin Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilir seçilmez re’sen harekete geçmesi gerektiğine işaret eden CHP, bu olmadığı takdirde başvuru yaparak, sürecin başlamasını da sağlayacak.

    “ESKİ DEFTERLER” AÇILDI

    Yeni dosyanın temel ayaklarından birisini de, Gül’ün 1995 tarihinde RP Genel Başkan Yardımcılığı döneminde yaptığı gazetelere verdiği “Türkiye’de geçerli kanunlar arasında İslam’a aykırı olanlar da var olmayanlar da. Aykırı olanlar baskıdır. Baskı kalkacak. Bu hakkı kullanacağım” ve “Cumhuriyet döneminin artık sonu geldi” şeklindeki demeçler oluşturacak.

    BAŞVURU İLK TUR BİTER BİTMEZ

    Buna göre CHP, cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun yapılacağı 27 Nisan Cuma günü AKP 367 sayısına ulaşmazsa, Anayasa’nın 102. maddesine atıfta bulunan TBMM İçtüzüğü’nün 121. maddesinin ihlaline ilişkin dosya ile Gül’ün “cumhurbaşkanı niteliği taşımadığı” tartışması açacak olan ve Anayasa’nın 101. ve 103. maddelerinin ihlal edildiği gerekçelerine dayanan ikinci dosya ile başvuru yapacak.
    AKP, 367 sayısına ulaşırsa, CHP sadece ikinci dosya ile yüksek mahkemeye başvuru yapacak. Her koşulda başvuru, ilk tur biter bitmez gerçekleştirilecek.

    YARGI KARARI CUMHURBAŞKANINI DA BAĞLAR

    CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, ANKA’ya yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin 367 incelemesinin “hukuki, teknikö, ikinci dosya ile ilgili verilecek kararın ise, “Anayasa Mahkemesi’nin takdirine bağlı olduğunun” altını çizdi.
    Kart, Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararın, yasama ve yürütme organlarını dolayısıyla cumhurbaşkanını da bağlayacağını belirterek, “CHP başından beri uyarısını yapıyor. Her halükarda cumhurbaşkanı seçiminin ardından hukuki kaos yaşanacaktır. Erdoğan için sözkonusu olan endişe Gül için de geçerlidir. Hükümetin rejimi, sistemi sabote etmeye yönelik kadrolaşma ve yolsuzluk ilişkisinin siyasetten sorumluluğunu taşıyan kişiden söz ediyoruz. Anayasa’nın laiklik ilkesini aşındırmayı hedefleyen ideolojik nitelikli ilkesel karar uygulamaya sokulmak isteniyor. Fotoğraf, tablo budur. Kendimizi kandırmayalım. Gül’ün suç işlediği ve laiklik ilkesine aykırı davrandığını sabittir. Cumhurbaşkanlığı makamı temsili bir makamdır ve bütün bunlar dikkate alınmalı” dedi. (ANKA)
    haber kaynak: milliyet

  12. genel kurmay başkanlığı web sitesinde demiş

    GENELKURMAY başkanlığının açıklaması:
    (haber:27.04.2007 23:00)

    “Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu ayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; emel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.
    Bu bağlamda; Ankara’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

    22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa’da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı rupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi ertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur. Ayrıca, Ankara’nın Altındağ ilçesinde “Kutlu Doğum Şöleni” için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli’de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir. Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici edbir alınmadığı gözlenmiştir. Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale etirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
    Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.

    Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya’da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir. Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı’nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği “Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak” ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir. Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir. Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.
    Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık örevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.

    Kamuoyuna saygı ile duyurulur”

  13. İstanbul da bir Mayıs sıkıyönetimi demiş

    İstanbul’da 1 Mayıs sıkıyönetimi. Yüzlerce gözaltı ve yaralı var.
    01 Mayıs 2007 –

    09.00 Ankara’dan gelen KESK üyelerinin bulunduğu 4 otobüs Yıldız yokuşundan alınarak Etiler Polis Okulu bahçesine götürüldü.

    Kutlama için Kocaeli’den yola çıkan araçlar şehir çıkışında durduruldu.

    İstanbul Valiliği, İstanbul’da hayatı durdurdu. Şu an şehirde fiilen “genel lokavt” durumu yaşanıyor.

    08.30 Polis, 1 Mayıs kutlamalarına katılmak üzere İstanbul’a gelen toplulukları gişelerde durdurup, gaz bombalarıyla saldırdı. Dolmabahçe’de bir araya gelen 100 kişilik 1 Mayıs Kutlama Komitesi topluca gözaltına alındı. Taksim’de ve Beşiktaş’ta polis 1 Mayıs kutlaması için geldiğini düşündüğü herkesi gözaltına alıyor. Gözaltına alınanların toplam sayısının 500’ün üzerinde olduğu sanılıyor. Boğaz Köprüsü’nden geçen bütün araçlar teker teker aranıyor, kutlamaya gittiği düşünülen araçların geçişine izin verilmiyor.

    DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi saat 9.00’da bir basın açıklaması yaparak, kamuoyunu durum hakkında bilgilendirecek.

    09.30Beşiktaş’ta TKP’lilere vahşice saldıran polis onlarca kişiyi yaraladı ve gözaltına aldı.

    11:30Devletin sabahın erken saatlerinde başlayan tüm engelleme çabalarına vahşi saldırılara onlarca yaralı ve gözaltına rağmen emekçiler Taksim’e çıktı. Yaklaşık 2000 emekçi Kazancı yokuşu’nun başında Faşizme Karşı Omuz Omuza, Yaşasın 1 Mayıs sloganları ile buluştu

    Saat:12.301 Mayıs için İstanbul’a çeşitli illerden gelen emekçiler Kurtköy TEM Otoyolu’nda eylemlerine devam ediyorlar.

    12:30Türkiye’nin çeşitli illerinden 1 Mayıs kutlamaları için geldikleri İstanbul’a alınmayan gişelerde saldırıya uğrayan eylemciler Kurtköy’de toplanmıştı. Kurtköy’de toplanan yaklaşık 3000 kişi TEM yolunu keserek İstanbul’a doğru yürüyüşe geçti. Jandarmanın silah sıkarak ve joplarla iki defa saldırıp dağıtamadığı eylemciler yürüyüşe devam ediyor.

    13:00 Mühendis odaları 1 Mayıs’a yapılan devlet müdahalesini kınamak için Ankara’da Opera meydanında buluşma çağrısı yaptı

    Yeni gelişmelerle yayınımızı bu köşeden sürdüreceğiz.
    kaynak:sendika.org

  14. taksim İstiklal caddesinde bir mayıs gözaltılar demiş

    İstanbul, 1 mayıs (reuters) – taksim İstiklal caddesinde 1 mayıs’ı kutlamak için bir araya gelen binlerce
    göstericiye yüzlerce polis tarafından panzerlerle ve gözyaşartıcı biber gazı sıkarak müdahale edildi.
    öte yandan gösteriyi izleyen halk göstericilere alkışlarla destek vererek polisi protesto etti.
    bu müdahaleyi İstanbul emniyet müdürü celalettin cerrah kurmayları ile beraber polis otobüsünden izliyor.
    olay yerinde bulunan reuters muhabiri, “çatışma sürüyor, her yer göz yaşartıcı bombası fişekleri ile dolu ve
    patlamış patlamamış göz yaşartıcı gaz bombaları yerlerde. İstiklal caddesi tamamen dolu ve çok sayıda insan
    gazeteciler de dahil gazın etkisiyle yerlerde yatıyor” dedi.
    öte yandan polislerin tarlabaşı tarafında yoğunlaştığı gözleniyor.
    kaynak:reuters

  15. kredi kartı ucretleri demiş

    Bahçenizi yol gibi kullananlara engel olmazsanız bahçenize yol olacak. Yani siz hakkınızı aramadığınız zaman (şimdilik her yıl 5 milyar dolar sizin cebinizden 15 bankanın cebine aktarılacak) kimse aramayacaktır. Ne dersin 50 milyon Kredi kartı ve Banka Hesabı sahibi tüketiciler olarak hep birden hak aramak gerekmez mi?

    Sayın Kredi Kartı Aidat ve İşlem Ücreti Mağdurları,

    Bugünlerde kredi kart kullanıcılarına gelen hesap ekstrelerinde “yıllık üyelik ücreti”, “kredi kart aidatı” vb. isimler altında muhtelif miktarlarda para talep edilmektedir.

    Her ne kadar kredi kart kullanıcısı ile banka arasında imzalanmış sözleşmelerde bu ücretin istenebileceğine dair düzenleme mevcut ise de, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 6. maddesi gereğince, talep edilen bu ücretlerin alınmaması gerektiği görüşündeyiz.

    Talep edilen bu ücretin iadesi için şu adımları izleyebilirsiniz:

    1- Gelen hesap ekstresine karşı 30 gün içinde bu mektubu http://www.tuketiciler.org/?com=files.read&ID=11&pID=67 iadeli taahhütlü olarak Banka’ya göndermelisiniz.

    2- Yapacağınız bu itiraz hesap ekstresini ödeme mükellefiyetinizi ortadan kaldırmayacaktır. Bu nedenle hesap ekstresinde ödeyeceğiniz tutarı Banka’ya ödeyiniz.

    3- Banka tarafından tahsil edilen kart ücreti size iade edilmez veya bir sonraki hesap ekstresinde mahsup edilmez ise, bu takdirde ikamet ettiğiniz ilçenin Kaymakamlık binasında bulunan Tüketici Sorunları Hakem Heyetine dilekçe başvurunuzu ücretsiz olarak yapınız.

    4- Başvurunuzun hukuki sonuçlarını lütfen sikayet@tuketiciler.org veya 212.567 97 44 nolu telefona bildirerek bizleri de bilgilendiriniz.

    Tüketiciler Birliği
    Başvuru Merkezi

  16. AKP ve MHP li Aleviler evdeki düsman demiş

    Birçok parti Alevi toplumundan destek alabilmek için listelerinde Alevi adaylara yer vermeye hazırlanırken, milyonları bulan Alevi kitlesi üzerinde yürütülen kavga giderek büyüyor. AKP, MHP ve DP gibi partilerin Alevilere yönelmesi ve bazı Alevi gruplarının milletvekili adaylığı için bu işbirliğine yanaşması büyük tepki topluyor. ‘Aleviler ve Siyaset’ konulu sempozyumun sonunda yayınlan bildirgede, bu partilerle işbirliği yapan kesimler için Hacı Bektaşi Veli’nin ‘evdeki düşman’ tanımlaması kullanıldı. Bildirgede, CHP ve DSP’nin sağladığı işbirliği yetersiz bulunurken, sol, sosyal demokrat ve sosyalist partilere bir araya gelme çağrısı yapıldı.
    Türkiye’de Alevi nüfusu ve seçmenleri hakkında gerçek rakamlar tam olarak bilinemezken, seçim öncesi siyasetin sağında ve solunda milyonları bulan Alevi seçmene büyük bir yönelim yaşanıyor. Başbakan Erdoğan seçimlerde mutlaka Alevi adaylara yer vereceğini açıklarken MHP de Alevilerin yaşadığı illerde örgütlülüğünü arttırmak için yeni yöntemlere başvuruyor. DYP ve ANAP’ın birleşmesinden ortaya çıkan DP listelerinden de çok sayıda Alevi adaya yer verilebileceği belirtiliyor.
    ‘SEÇİMLER ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?’
    Bir süre önce Alevi Bektaşi Federasyonu yöneticileri de siyasi partilerin kontenjan sağlaması halinde destek verebilecekleri mesajını vermişti. ABF yöneticileri MHP ile de işbirliği yapabileceklerini ifade edince büyük tepki toplamıştı. ABF’nin bu tavrına itiraz eden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ise Alevilerin iradesinin pazarlanamayacağı görüşüyle, Alevi örgütleri ile Alevi aydınları buluşturmak için hafta sonu Ankara’da iki günlük bir sempozyum düzenledi.
    İki gün süren sempozyumda tanınmış Alevi aydın ve önderlerinin içerisinde yer aldığı “Aleviler ve Siyaset” konulu sempozyum düzenlendi. Yoğun tartışmaların ardından sona eren sempozyumun sonuç bildirgesi ‘Aleviler ve Siyaset Konferansı Düzenleme Kurulu’ tarafından açıklandı. “Ülkemizde ve dünyamızda şu yıllarda yaşamakta olduğumuz bunca kötülüğe 2007 Genel Seçimleri bir çare olabilir mi?’’ sorusuna yanıt aranan konferansta, yoğun tartışmaların ardından yayınlanan sonuç bildirgesinde, seçim öncesi Alevilerin tercihlerini yansıtacak önemli açıklamalar yer aldı.
    VAGON ALEVİLER!
    Alevi toplumumun yaşadığı sorunlar ve bu sorunların çözümüne yönelik taleplere yer verilen bildirgede, Alevilerin kimliklerinden ötürü yaşadığı sorunların yanısıra asıl olarak demokrasi, laiklik ve emek sorunlarıyla karşılaştığına dikkat çekildi. Bildirgede, Alevi toplumunun özgürleşmesinin bu sorunların çözümüyle doğrudan bağlantılı olduğu ifade edildi. Bu sorunlara karşı Alevi örgütleri ve Alevi aydınları ortak bir program yapmamakla eleştirilirken, Cumhuriyet mitinglerine katılım sırasında Aleviler arasındaki görüş ayrılığına dikkat çekildi. Bildirgede şu ifadelere yer verildi: “Bir şehirde on gün önce ‘Türkiye Laik Değildir, Laik Olacak’ diyebiliyorlarken, bir başka şehirde ‘Türkiye Laiktir, Laik Kalacak’ diyebilenlerin peşlerine ‘vagon’ olabilmektedirler.”
    Alevi kimliğinin tanımlanmasında ortaya çıkan görüş ayrılığının Alevi toplumunu zayıflattığına dikkat çekilen bildirgede, “Aleviliğin ne olduğuna dair, en azından büyük çoğunluğun katılabileceği bir tanımlamada hemfikir olunamaması nedeniyle; farklı çizgiler oluşmuş, farklı yaklaşımlar gelişmiş, bu ise gücün parçalara ayrılmasına ve zayıflamasına neden olmuştur. Aleviler, Alevi örgütleri; kendilerine bunca acılar yaşatan daha da ötesi, yok sayan, inkâr eden; devlet ve onun siyasi partileriyle ilişkilerini yeniden değerlendirmek, dost ve dost olmayanları iyi belirlemek zorundadırlar” denildi.
    ‘CEMEVİ CAMİİNİN ALTERNATİFİ DEĞİLDİR’
    Alevilerin, Sünni halkla bir sorunu bulunmadığına vurgu yapılan bildirgede, “Barış içinde aynı kaderi paylaşarak yaşamak, saygı göstermek ve saygı görmek haklarıdır. Cemevi, caminin alternatifi değil, Alevilerin ibadethanesidir” denildi. Bildirgede, Alevilerin siyasette ‘acemi’ olduğu belirtilerek, şöyle denildi: “Örgüt oluşturmak, seçime girmek, yönetim erkini elinde bulundurmak gibi konularda; siyasete hakim olan çoğunluğun elinde, çoğu zaman, herhangi bir motif olmakta ve bir türlü belirleyen, karar veren, yöneten düzeyine ulaşamamaktadırlar. Aleviler üzerinde uygulanan red, inkâr ve asimilasyon politikalarının sona erdirilmesinde; dış dinamiklerden ( örneğin Avrupa Birliği) daha çok, ülke dinamiklerine görevler düşmektedir. Bu anlamda, Kürt sorununu Türk yurttaşlar, Alevi sorununu Sünni yurttaşlarca kendi sorunları gibi algılamadıkça, çözümüne zor olacak ve zaman alacaktır.”
    ‘EVDEKİ DÜŞMAN’ BENZETMESİ
    Yüzde 10 seçim barajı nedeniyle Kürtlerin iradesinin parlamentoda temsil edilemediğine vurgu yapılan bildirgede, seçim sisteminin değiştirilerek çok partili sisteme geçildiği dönemde uygulanan ‘milli bakiye’ sistemine dönülmesi istendi. Siyasi partiler demokratikleşmedikçe, Türkiye’nin demokratikleşemeyeceği belirtilen bildirgede, şu görüşlere yer verildi: “Alevilerin sorunu bir demokrasi sorunudur. Bu seçimler; ümit ediyoruz ki, bu açmazları görmenin bir başlangıcı olabilir. Aleviler, kendilerine şirin görünüp, onları anladıklarını, sorunlarını çözeceklerini vaat eden; ancak bunların ne olduğunu ve nasıl çözeceklerini, parti programlarına, seçim bildirgelerine açık açık yazmayan, yazmış olsa dahi seçim sonrası çabukça unutan siyasi partilerin bu samimiyetsiz tutumlarının farkındadırlar.”
    Bildirgede, AKP ve MHP’den aday olan Alevi kökenli kişilere yönelik sert eleştirilere de yer verildi. Alevi olduğunu iddia ederek bu partilerden aday olan kesimlere ‘ev içindeki düşman’ tanımlaması yapılırken şu uyarı yapıldı: “AKP’den, MHP’den, başlayarak ırkçı, milliyetçi, gerici partilerden aday olan; “Alevi Aday” olduğunu iddia edilen kişilerin, adlarının önlerinde “Dede” gibi, “Alevi Araştırmacı” gibi hangi sıfat olursa olsun; bu kişilerin aslında kimler olduklarını Hünkâr Hacı Bektaş Veli, 700 yıl öncesinde tanımlamıştır. Hünkar der ki : ‘Ev içindeki düşmandan kork.”
    ‘CHP-DSP İTTİFAKI YETERSİZ’
    CHP-DSP işbirliğinin yetersiz olduğu vurgulanan bildirgede, “Şeriata, emperyalizme, ırkçılığa, şovenizme, savaşa, darbelere ve muhtıralara karşı mücadelede, bir tek kum tanesine dahi ihtiyacımızın olduğunu düşünüyoruz. Bu güçbirliğinin adı CEM olacaksa, biz o CEM’de her hizmete hazırız” denildi. Bildirgede, “Tüm ezilenleri, tüm sömürülenleri, tüm hak ihlallerine uğrayanları kucaklayacak bir perspektifle, tüm sosyal demokrat, sol, sosyalist, komünist partileri, gruplar ve çevreleri, önümüzdeki seçimde birlikte davranmaya davet ediyoruz” çağrısı yapıldı.
    Kaynak: ANF NEWS AGENCY

  17. ankara da savunmasız insanlara hain saldırı demiş

    Patlama dünyaya ‘flaş’ geçti

    22 Mayıs 2007 Salı 19:45
    Dünyanın önde gelen haber ajansları AFP, AP ve Reuters Ankara, Ulus’ta meydana gelen patlamayı ‘Acil haber’ koduyla dünyaya duyurdu. AFP ajansı CNN Türk televizyonundan referans vererek geçtiği haberde patlamanın nedeninin henüz belirlenemediğini belirtirken olayın Türkiye’de erken seçim kararı verildikten hemen sonra meydana geldiğini bildirdi.

    AP:’EN AZ 20 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ’

    Haberi ‘acil’ koduyla geçen ve dakika dakika izleyen AP ajansı Ankara’daki patlamada en az 20 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. AP haberi şu ifadelerle geçti: ‘Polis kaynakları şehrin en işlek caddelerinden birinde yer alan alışveriş merkezinin önündeki otobüs durağının yanında plastik patlayıcılar bulunduğunu kaydetti’.

    REUTERS: ‘PATLAMAYA BOMBA NEDEN OLDU’

    Reuters haber ajansı ise Başbakan yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in olayda en az 2 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdiğini bildirirken şu ifadeleri kullandı: ‘Şahin konuyla ilgili daha geniş bilgi vermedi fakat patlamaya bir bomba neden oldu’ AFP ajansı ise Ankara Valisi Melih Gökçek’in sözlerine yer verdiği haberinde 4 kişinin öldüğünü 52 kişinin yaralandığını ifade etti.

    AFP: ‘POLİS KAYNAKLARINA GÖRE PATLAMAYA BOMBA NEDEN OLDU’

    Ankara’daki patlamayı ‘acil haber’ koduyla geçen haber ajanslarından biri de Fransız haber ajansı AFP oldu. AFP haberinde şu ifadelere yer verdi: ‘Çevredeki binaların camları patladı. CNN Türk televizyonundan verilen olay yeri görüntülerinde polisin bazı insan vücudu parçalarını yerden temizlediği ve yaralı bir adamı ambulansa bindirdiği görülüyor. Orada bulunan bir muhabir ise cesetler gördüğünü belirtti’.
    kaynak: http://www.internethaber.com

  18. ercan geçmez adaylıkdan çekildi demiş

    CHP’ye Başvuru Yapan Alevi Aday Geri Çekildi

    CHP’den Milletvekilliği İçin Aday Adaylığı Başvurusunda Bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, “Görülen Lüzum” Üzerine Adaylığından Vazgeçtiğini Açıkladı.

    CHP’den milletvekilliği için aday adaylığı başvurusunda bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, “görülen lüzum” üzerine adaylığından vazgeçtiğini açıkladı.

    Ercan Geçmez, yaptığı açıklamada, adaylıktan çekildiğini bildirdi. Geçmez, şöyle dedi:

    “22 Temmuz 2007 tarihinde yapılacak olan genel seçimlerde, CHP den Anakara birinci bölgeden milletvekili aday adaylığı için başvuru yapmıştım. Gördüğüm lüzum üzerine bugün CHP Genel Merkezine sunduğum dilekçe ile CHP üyeliğimden istifa edip, milletvekilliği aday adaylık başvurumu geri çekmiş bulunmaktayım” dedi. (ANKA)

  19. meclise girenler seçim 2007 demiş

    Meclise girecek 550 milletvekili adaylarının isimleri resmi olmasa da kesinleşti. 340 AKP’li vekilin yeralacağı mecliste, 111 CHP’li, 72 MHP’li ve 27 bağımsız vekil koltuklarda oturacak. İl il hangi partiden hangi ismin seçildiğini ve yeni parlemontada oturacak 550 ismin listesini haberin devamında bulabilirsiniz.

    ADANA (14)

    Dengir Mir Mehmet Fırat, Ömer Çelik, Necdet Ünüvar, Fatoş Gorkan, Vahit Kirişci, Ali Küçükaydın (AKP), Nevin Gaye Erbatur, Mustafa Vural, Hulusi Güvel, Tacidar Seyhan (CHP), Recai Yıldırım, Kürşat Atılgan, Yılmaz Tankut (MHP), Nazmi Gür (Bağımsız).

    ADIYAMAN (5)

    Fehmi Hüsrev Kutlu, Ahmet Aydın, Şevket Gürsoy, Mehmet Erdoğan (AKP), Şevket Köse (CHP).

    AFYON (7)

    Sait Açba, Veysel Eroğlu, Halil Aydoğan, Ahmet Koca (AKP), Abdülkadir Akcan, Sefa Çetin (MHP), Halil Ünlütepe (CHP).

    AĞRI (5)

    Yaşar Eryılmaz, Cemal Kaya, Mehmet Hanifi, Fatma Kotan, Abdülkerim Aydemir (AKP).

    AMASYA (3)

    Akif Gülle, Avni Erdemir (AKP), Hüseyin Ünsal (CHP).

    ANKARA 1. Bölge(15)

    Cemil Çiçek, Ali Babacan, Bülent Gedikli, Nazmi Haluk Özdalga, Zeynep Dağı, Mehmet Zekai Özcan, Faruk Koca, Burhan Kayatürk, (AKP), Önder Sav, Eşref Erdem, Mehmet Emrehan Halıcı, Nesrin Baytok, Hakkı Suha Okay (CHP), Yıldırım Tuğrul Türkeş, Bekir Aksoy (MHP).

    ANKARA 2. Bölge (14)

    Beşir Atalay, Salih Kapusuz, Mehmet Zafer Çağlayan, Mustafa Said Yazıcıoğlu, Ahmet İyimaya, Reha Denemeç, Halup İpek, Aşkın Asan (AKP), Yılmaz Ateş, Zekeriya Akıncı, Mücahit Pehlivan, Tekin Bingöl (CHP), Ahmet Deniz Bölükbaşı, Mustafa Cihan Paçacı (MHP).

    ANTALYA (13)

    Mehmet Ali Şahin, Sadık Badak, Abdurrahman Arıcı, Mevlüt Çavuşoğlu, Yusuf Ziya İrbeç (AKP), Deniz Baykal, Hüsnü Çöllü, Osman Kaptan, Atila Emek, Tayfur Süner (CHP), Tunca Toskay, Hüseyin Yıldız, Mehmet Günal (MHP).

    ARTVİN (2)

    Saffet Kaya (AKP), Ensar Öğüt (CHP).

    AYDIN (8)

    Atilla Koç, Mehmet Erdem, Ahmet Ertürk (AKP), Ertuğrul Kumcuoğlu, Ali Uzunırmak, Recep Taner (MHP), Özlem Çerçioğlu, Mehmet Fatih Atay (CHP).

    BALIKESİR (8)

    Ahmet Edip Uğur, Mehmet Cemal Öztaylan, Ayşe Akbaş, İsmail Özgün, Ali Osman Sali (AKP), Hüseyin Pazarcı, Ergün Aydoğan (CHP), Ahmet Duran Bulut (MHP).

    BİLECİK (2)

    Fahrettin Poyraz (AKP), Yaşar Tüzün (CHP).

    BİNGÖL (3)

    Cevdet Yılmaz, Yusuf Coşkun, Kazim Ataoğlu (AKP).

    BİTLİS (4)

    Zeki Ergezen, Vahit Kiler, Cemal Taşar (AKP), Mehmet Nezir Karabaş (Bağımsız).

    BOLU (3)

    Metin Yılmaz, Yüksel Coşkunyürek, Fatih Metin (AKP).

    BURDUR (3)

    Bayram Özçelik, Mehmet Alp (AKP), Ramazan Kerim Özkan (CHP).

    BURSA (16)

    Faruk Çelik, Mehmet Altan Karapaşaoğlu, Hayrettin Çakmak, Mehmet Emin Tutan, Canan Candemir Çelik, Mehmet Tunçak, Sedat Kızılcıklı, Ali Koyuncu, Ali Kul, Mehmet Ocaktan (AKP), Onur Başaran Öymen, Kemal Demirel, Abdullah Özer (CHP), Necati Özensoy, Hamza Hamit Homriş, İsmet Büyükataman (MHP).

    ÇANAKKALE (4)

    Mehmet Daniş, Müjdat Kuşku (AKP), Ahmet Küçük (CHP), Mustafa Kemal Cengiz (MHP).

    ÇANKIRI (3)

    Nurettin Akman, Suat Kınıklıoğlu (AKP), Ahmet Bukan (MHP).

    ÇORUM (5)

    Agan Kafkas, Cahit Bağcı, Murat Yıldırım, Ahmet Aydoğmuş (AKP), Derviş Günday (CHP).

    DENİZLİ (7)

    Mehmet Yüksel, Selma Aliye Kavaf, Mehmet Salih Erdoğan, Mithat Ekici (AKP), Hasan Erçelebi, Ali Rıza Ertemür (CHP), Emin Haluk Ayhan (MHP).

    DİYARBAKIR (10)

    Mehmet Mehdi Eker, Kudbettin Arzu, M. İhsan Arslan, Abdurrahman Kurt, Osman Arslan, Ali İhsan Merdanoğlu (AKP), Akın Birdal (Bağımsız), Gülten Kışanak (Bağımsız), Aysel Tuğluk (Bağımsız), Selahattin Demirtaş (Bağımsız).

    EDİRNE (4)

    Rasim Çakır, Bilgin Baçarız (CHP), Necdet Budak (AKP), Cemaleddin Uslu (MHP).

    ELAZIĞ (5)

    Mehmet Necati Çetinkaya, Hamza Yanılmaz, Faruk Septioğlu, Tahir Öztürk, Feyzi İşbaşaran (AKP).

    ERZİNCAN (3)

    Binali Yıldırım, Sebahattin Karakelle (AKP), Erol Tınastepe (CHP).

    ERZURUM (7)

    Recep Akdağ, Muzaffer Gülyurt, Fazilet Dağcı Çığlık, İbrahim Kavas, Sadettin Aydın, Muhyettin Mutlu (AKP), Zeki Ertugay (MHP).

    ESKİŞEHİR (6)

    Kemal Unakıtan, Hasan Murat Mercan, Emin Nedim Öztürk (AK), Hüseyin Tayfun İçli, Fehmi Murat Sönmez (CHP), Beytullah Asil (MHP).

    GAZİANTEP (10)

    Mehmet Şimşek, Fatma Şahin, Mehmet Sarı, Mahmut Durdu, Mehmet Erdoğan, İbrahim Halil Mazıcıoğlu, Özlem Müftüoğlu (AKP), Yaşar Ağyüz, Akif Ekici (CHP), Hasan Özdemir (MHP).

    GİRESUN (5)

    Nurettin Canikli, Hacı Hasan SÖnmez, Ali Temur (AKP), Eşref Karaibrahim (CHP), Murat Özkan (MHP).

    GÜMÜŞHANE (2)

    Kemalettin Aydın, Yahya Doğan (AKP).

    HAKKARİ (3)

    Rüstem Zeydan (AKP), Sebahittin Suvağci (Bağımsız), Hetem İke (Bağımsız).

    HATAY (10)

    Sadullah Ergin, Orhan Karasayar, Mustafa Öztürk, Abdülhadi Kahya, Fevzi Şanverdi (AKP), Fuat Çay, Gökhan Vurgun, Abdülaziz Yazar (CHP), Süleyman Turan Çirkin, İzzettin Yılmaz (MHP).

    ISPARTA (5)

    Süreyya Sadi Bilgiç, Mehmet Sait Dilek, Haydar Kemal Kurt (AKP), Süleyman Nevzat Korkmaz (MHP), Mevlüt Coşkuner (CHP).

    MERSİN (12)

    Mehmet Şandır, Behiç Çelik, Kadir Ural, Akif Akkuş (MHP), Kürşad Tüzmen, Mehmet Zafer Üskül, Ali Er, Ömer İnan (AKP), İsa Gök, Vahap Seçer, Ali Rıza Öztürk, Ali Oksal (CHP).

    İSTANBUL 1. Bölge (24)

    Recep Tayyip Erdoğan, Ertuğrul Günay, Edibe Sözen, İrfan Gündüz, Mustafa Ataş, Mesude Nursuna Memecan, Nusret Bayraktar, Mehmet Sekmen, Özlem Piltanoğlu Türköne, Hasan Kemal Yardımcı, Hüseyin Besli, Mehmet Beyazıt Denizolgun, İdris Güllüce (AKP), İlhan Kesici, Algan Hacaloğlu, Ahmet Tan, Ayşe Jale Ağırbaş, Ali Topuz, Bayramali Meral, Fatma Nur Serter, Şinasi Öktem (CHP), Gündüz Suphi Aktan, Durmuşali Torlak (MHP), Mehmet Ufuk Uras (Bağımsız).

    İSTANBUL 2. Bölge (21)

    Hayati Yazıcı, Murat Başesgioğlu, Nimet Çubukçu, Egemen Bağış, Burhan Kuzu, Ayşe Nur Bahçekapılı, Ömer Dinçer, Osman Gazi Yağmurdereli, Canan Kalsın, Necat Birinci, Alaattin Büyükkaya, Recep Koral (AKP), Mehmet Sevigen, Mustafa Özyürek, Bihlum Tamaylıgil, Süleyman Yağız, Kemal Kılıçdaroğlu, Necla Arat, Çetin Soysal (CHP), Mithat Melen, Ümit Şafak (MHP).

    İSTANBUL 3. Bölge (25)

    Abdülkadir Aksu, İdris Naim Şahin, Nazım Ekren, Güldal Akşit, Mehmet Müezzinoğlu, Reha Çamuroğlu, Lokman Ayva, Mehmet Domaç, İbrahim Yiğit, Feyzullah Kıyıklık, Ünal Kacır, Halide İncekara, Fuat Bol, Alev Dedegil (AKP), Mustafa Şükrü Elekdağ, Hasan Macit, Hüseyin Mert, Mehmet Ali Özpolat, Esfender Korkmaz, Sacit Yıldız, Birgen Keleş (CHP), Meral Akşer, Atilla Kaya, Mehmet Cihaz Özönder (MHP), Sebahat Tuncel (Bağımsız).

    İZMİR 1. Bölge (12)

    Mehmet Aydın, Nükhet Hotar Göksel, Mehmet Sayım Tekelioğlu, İbrahim Hasgür, Tuğrul Yemişçi (AKP), Şükran Güldal Mumcu, Harun Öztürk, Bülent Baratalı, Abdürrazzak Erten, Ahmet Ersin (CHP), Oktay Vural, Şenol Bal (MHP).

    İZMİR 2. Bölge (12)

    Kıvılcım Kemal Anadol, Oğuz Oyan, Recai Birgün, Mehmet Ali Susam, Canan Arıtman, Selçuk Ayhan (CHP), Mehmet Vecdi Gönül, İsmail Katmerci, Taha Aksoy, Erdal Kalkan, (AKP), Ahmet Kenan Tanrıkulu, Kamil Erdal Sipahi (MHP).

    KARS (3)

    Zeki Karabayır, Mahmut Esat Güven (AKP), Gürcan Dağdaş (MHP).

    KASTAMONU (4)

    Hakkı Köylü, Hasan Altan, Musa Sıvacıoğlu (AKP), Mehmet Serdaroğlu (MHP).

    KAYSERİ (8)

    Abdullah Gül, Sadık Yakup, Taner Yıldız, Yaşar Karayel, Mustafa Elitaş, Ahmet Öksüzkaya (AKP), Mehmet Şevki Kulkuloğlu (CHP), Sebahattin Çakmakoğlu (MHP).

    KIRKLARELİ (3)

    Turgut Dibek, Tansel Barış (CHP), Ahmet Gökhan Sarıçam (AKP).

    KIRŞEHİR (3)

    Mikail Arslan, Abdullah Çalışkan (AKP), Metin Çobanoğlu (MHP).

    KOCAELİ (9)

    Nihat Ergün, Osman Pepe, Fikri Işık, Eyüp Ayar, Azize Sibel Gönül, Muzaffer Baştopçu (AKP), Mehmet Cevdet Selvi, Hikmet Erenkaya (CHP), Cumali Durmuş (MHP).

    KONYA (16)

    Sami Güçlü, Hasan Angı, Özkan Öksüz, Orhan Erdem, Ayşe Türkmenoğlu, Hüsnü Tuna, Harun Tüfekçi, Kerim Özkul, Abdullah Çetinkaya, Mustafa Kabakcı, Ahmet Büyükakkaşlar, Muharrem Candan, Ali Öztürk (AKP), Faruk Bal, Mustafa Kalaycı (MHP), Atilla Kart (CHP).

    KÜTAHYA (6)

    Soner Aksoy, İsmail Hakkı Biçer, Hüsnü Ordu, Hasan Fehmi Kinay, Hüseyin Tuğcu (AKP), Alim Işık (MHP).

    MALATYA (7)

    Mahmut Mücahit Fındıklı, Ömer Faruk Öz, Öznur Çalık, İhsan Koca, Fuat Ölmeztoprak, Mehmet Şahin (AKP), Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP).

    MANİSA (10)

    Bülent Arınç, Hüseyin Tanrıverdi, Mehmet Çerçi, Recai Berber, İsmail Bilen, Bahadır Nahit Yenişehirlioğlu (AKP), Şahin Mengü, Mustafa Erdoğan Yetenç (CHP), Mustafa Enöz, Erhan Akçay (MHP).

    KAHRAMANMARAŞ (8)

    Mehmet Sağlam, Veysi Kaynak, Nevzat Pakdil, Avni Doğan, Fatih Arıkan, Cafer Tatlıbal (AKP), Durdu Özbolat (CHP) Mehmet Akip Paksoy (MHP).

    MARDİN (6)

    (AKP) Süleyman Çelebi, Mehmet Halit Demir, Cüneyt Yüksel, Gönül Bekin Şahkullubey (AKP) Ahmet Türk (Bağımsız), Emine Ayna (Bağımsız).

    MUĞLA (6)

    Fevzi Topuz, Gürol Ergin, Ali Arslan (CHP), Yüksel Özden, Mehmet Nil Hıdır (AKP), Metin Ergun (MHP).

    MUŞ (4)

    Medeni Yılmaz, Seracettin Karayağız (AKP) Sırrı Sakık (Bağımsız), Nuri Yaman (Bağımsız).

    NEVŞEHİR (3)

    Ahmet Erdal Feralan, Rıtvan Köybaşı, Mahmut Dede (AKP).

    NİĞDE (3)

    İsmail Göksel, Muharrem Selamoğlu (AKP), Mümin İnan (MHP).

    ORDU (7)

    Mehmet Hilmi Güler, Eyüp Fatsa, Enver Yılmaz, Mustafa Hamarat, Ayhan Yılmaz (AKP), Rahmi Güner (CHP), Rıdvan Yalçın (MHP).

    RİZE (3)

    Bayram Ali Bayramoğlu, Lütfi Çırakoğlu (AKP), Mesut Yılmaz (Bağımsız).

    SAKARYA (6)

    Şaban Dişli, Hasan Ali Çelik, Erol Aslan Cebeci, Ayhan Sefer Üstün, Recep Yıldırım (AKP), Münir Kutuata (MHP).

    SAMSUN (9)

    Mustafa Demir, Cemal Yılmaz Demir, Suat Kılıç, Birnur Şahinoğlu, Ahmet Yeni, Fatih Öztürk (AKP), Ahmet Haluk Koç, Suat Binici (CHP), Osman Çakır (MHP).

    SİİRT (3)

    Afif Demirkıran, Mehmet Yılmaz Helvacıoğlu (AKP), Osman Özçelik (Bağımsız).

    SİNOP (3)

    Abdurrahman Dodurgalı, Kadir Tıngıroğlu (AKP), Engin Altay (CHP).

    SİVAS (6)

    Mehmet Mustafa Açıkalın, Hamza Yerlikaya, Selami Uzun, Osman Kılıç (AKP), Malik Ecder Özdemir (CHP), Muhsin Yazıcıoğlu (Bağımsız).

    TEKİRDAĞ (5)

    Tevfik Ziyaettin Akbulut, Necip Taylan (AKP), Enis Tütüncü, Faik Öztrak (CHP), Kemalettin Nalcı (MHP).

    TOKAT (7)

    Şükrü Ayalan, Zeyid Aslan, Osman Demir, Hüseyin Gülsün, Dilek Yüksel (AKP), Orhan Ziya Diren (CHP), Reşad Doğru (MHP).

    TRABZON (8)

    Faruk Nafiz Özak, Cevdet Erdöl, Kemalettin Göktaş, Mustafa Cumur, Safiye Seymenoğlu, Asım Aykan (AKP), Mehmet Akif Hamzaçevi (CHP), Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP).

    TUNCELİ (2)

    Kamer Genç (Bağımsız), Şerafettin Halis (Bağımsız).

    ŞANLIURFA (11)

    Sabahattin Cevheri, Zülfikar İzol, Eyüp Cenap Gülpınar, Yahya Akman, Abdurrahman Müfit Yetkin, Çağla Aktemur Özyavuz, Ramazan Başak, Abdülkadir Emin Önen, Mustafa Kuş, Hüseyin Ataş (AKP), İlhami Bilici (Bağımsız).

    UŞAK (3)

    Mustafa Çetin, Nuri Uslu (AKP), Osman Coşkunoğlu (CHP).

    VAN (7)

    Hüseyin Çelik, İkram Dinçer, Kerem Altun, Kayhan Türkmenoğlu, Gülşen Orhan (AKP), Fatma Kurtulan (Bağımsız), Özdal Uçer (Bağımsız).

    YOZGAT (6)

    Mehmet Çiçek, Bekir Bozdağ, Abdülkadir Akgül, Mehmet Yaşar Öztürk, Osman Coşkun (AKP), Mehmet Ekici (MHP).

    ZONGULDAK (5)

    Köksal Toptan, Fazlı Erdoğan, Polat Türkmen (AKP), Ali Koçal, Ali İhsan Köktürk (CHP).

    AKSARAY (4)

    Ali Rıza Alaboyun, Ruhi Açıkgöz, İlknur İnceöz (AKP), Osman Ertuğrul (MHP).

    BAYBURT (2)

    Ülkü Gökalp Güney, Fetani Battal (AKP).

    KARAMAN (3)

    Lütfü Elvan, Mevlüt Akgün (AKP), Hasan Çalış (MHP).

    KIRIKKALE (4)

    Vahit Erdem, Mustafa Özbayrak, Turan Kıratlı (AKP), Osman Durmuş (MHP).

    BATMAN (4)

    Ahmet İnal, Mehmet Emin Ekmen (AKP) Ayla Akat Ata (Bağımsız) Bengi Yıldız (Bağımsız).

    ŞIRNAK (3)

    Abdullah Veli Seyda (AKP), Hasip Kaplan (Bağımsız), Sevahir Bayındır (Bağımsız).

    BARTIN (2)

    Yılmaz Tunç (AKP), Muhammet Rıza Yalçınkaya (CHP).

    ARDAHAN (2)

    Saffet Kaya (AKP), Ensar Öğüt (CHP).

    IĞDIR (2)

    Ali Güner (AKP), Pervin Buldan (Bağımsız).

    YALOVA (2)

    İlham Evcim (AKP), Muharrem İnce (CHP).

    KARABÜK (3)

    Mustafa Ünal, Mehmet Ceylan, Cumhur Ünal (AKP).

    KİLİS (2)

    Hasan Kara, Hüseyin Devecioğlu (AKP).

    OSMANİYE (4)

    İbrahim Mete Doğruer, Durdu Mehmet Kastal (AKP), Devlet Bahçeli, Hakan Coşkun (MHP).

    DÜZCE (3)

    Yaşar Yakış, Celal Erbay, Metin Kaşıkoğlu (AKP).

    Milliyet

  20. volkan demiş

    hiç beyenmedim

  21. Mehmet Emin Yıldırım demiş

    Eğitim Dönemi: 07 Temmuz 2008-27 Ağustos 2008
    Toplam Ders Saati: 10 hafta, 120 saat
    Ders Saatleri: Pazartesi-Salı-Çarşamba-Perşembe 18.30 – 21.30
    Bir kısa film çekmek ve kurgulamak,Film yapma aşamasının süreçlerini görmek.Çekim senaryosu hazırlamak, mekânları ve oyuncuları belirlemek.
    Profesyonel kamera, ışık, ses kullanılarak çekim yapmak.
    Kurgulamak.

    Dersler ve Eğitmenler:

    Sinema dili, film estetiği, mizansen: Metin Gönen

    Senaryo: Efe Balkan, Çağrı Beyaz

    Kamera ve ışık : Serhat Gündüzalp

    Kurgu: Övünç Güvenışık, Mehmet Emin Yıldırım

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>